YAŞAM KOÇLUĞU
YAŞAM KOÇUMU, O DA NE?
Koçluk, gerek bireylerin ve gerekse kurumların, bulundukları nokta ile varmak istedikleri yer arasındaki mesafeyi kat etmek için, kişiyi eyleme geçiren bir sistemdir.
Koçluk hizmeti almak; Her insanın çıkabileceği bir yolculuktur. Arzu edilen sonuca ulaşmak, kişi ile koç arasında kurulan planlı bir gelişim ve değişim sürecini kapsar. Koça gelen bir kişi, bulunduğu yerden başka bir yere gitmek isteyen bir yolcu ise “Koç” da bu yolculukta ona eşlik edecek profesyonel bir “Yol Arkadaşı”dır.
Yol Arkadaşını diğer arkadaşlıklardan ayıran fark nedir? Nasıl bir arkadaştır bu Yol Arkadaşı? Hayat bazen bizi öyle bir noktaya getirir ki pusulası olmayan gemi gibi oradan oraya savrulduğumuzu hissederiz, hak etmediğimiz bir yaşamın içinde buluruz kendimizi, olduğumuz yerin, olmak istediğimiz yer olmadığını fark ederiz ama bir türlü harekete geçemeyiz. Yaşam yolculuğumuzda bize yol gösterecek, pusulamız olacak bir arkadaşa ihtiyaç duyarız. Bir an için hayal edin!
O arkadaş ki;
Hayallerimizi tutkularımızı merak ediyor, hayatta ne istediğimize karar vermek ve hedeflerimize nasıl ulaşabileceğimize dair sorularımıza cevap bulmak için bize odaklanmış.
Bize kendi doğrularını kabul ettirmeye çalışmıyor.
Bizi söylediğimiz iki cümleden sonra, “ Senin sorunun şu ya da bu” diyerek analiz etmiyor.
Ve en önemlisi; bizi hayatta hiç alışık olmadığımız bir tarz da dinliyor.
Yargılamadan, doğru yanlış demeden...
Sadece söylediklerimizi değil, satır aralarını, söylemediklerimizi de dinliyor. Hem de olur olmaz sözümüzü kesmeden. Gerçekten bizi anlamak için dinlediğinden emin oluyor ve Onun yanında kendimizi güvende hissediyoruz.
Ne yapmalıyım? Diye sorduğumuzda, “Şunu yap, Bunu yapma!” demesini bekliyorduk.
O bize, Ne istiyorsun? Diye soruyor.
Oysa; Bu güne kadar hep, Ne yapıp ne yapmamamız gerektiği söylenmişti bize…
Annemiz, Babamız, Öğretmenlerimiz, Arkadaşlarımız tarafından..Bazen ne istediğimizi soranlarda olmuştu ama kendi kafasındaki cevabı alamadıklarında, hemen kendi gerçeğini kabul ettirmeye çalışmamışlar mıydı?
Oysa bu arkadaş; Israrla duymak istiyor bizim gerçeğimizi ve bizi olduğumuz gibi kabul ediyor.
Koçların en önemli özelliğinin, doğru ve güçlü sorular sorduğunu da duymuştuk, şimdi anlıyoruz, bu soruların özelliğini. Bu sorular hiç alışık olmadığımız tarzda, sıra dışı!
Sanki her soru, aslında bir cevap gibi…
Yola çıkarken bize “ Bu Dünya’da, kendi sorunlarını çözecek senden daha akıllı bir kişi daha yoktur “ dediğinde ona inanmamıştık ancak şimdi ne demek istediğini daha iyi anlıyoruz.
Bu sıra dışı sorular karşısında kendi sorunlarımızın cevapları gerçekten bizden çıkıyor.
Yol boyunca ilerledikçe; Güçlü ve zayıf yönlerimizi de fark ediyoruz.
Bu farkındalık kendimize olan güveni de arttırıyor. Deli cesaretiyle özgüven arasındaki farkı anlıyoruz.
Bu arkadaştan, eskiden zayıflık olarak gördüğümüz ve öylece kabul ettiğimiz yönlerimizi nasıl geliştirip değişeceğimizi de öğreniyoruz. İlk gün bize söylediği;
“İhtiyacın olan tüm kaynaklar senin içinde” sözünü, şimdi daha iyi anlıyoruz gerçekten de doğruymuş! Diyoruz.
Yol boyunca, kendimizi sınırlandıran o sınırlayıcı inançları fark etmek, yolculuğumuzun en önemli aşaması oluyor.
Sınırlayıcı inançların güçlü inançlarla değişmesi gerçekten yolumuza hız katıyor.
Bu güne kadar hedeflerimize neden ulaşamadığımızı, ulaştığımız bazı hedeflerin de neden bizi mutlu etmediğini anlamak da muhteşem bir farkındalık oluyor bizim için.
Ve.. geçmişte yaşananlara ait “keşkelerin “iyikilere “ dönüşmesi… İçimizdeki duygusal çöplükten kurtulmamız gerçekten bizi kuş gibi hafifletiyor.
Yol boyunca anlıyoruz ki;
Bu güne kadar, kendimizi hiç tanımamışız, duygusal zekamızı geliştirmek için hiçbir şey yapmamışız.
Ne acı! duygularımızı da yeni yeni tanımaya başlıyoruz. Öyle ya bugüne kadar pek çok duyguyu bastırarak yaşamadık mı?
Meğer bizi kızdırdığını düşündüğümüz şeylerin gerçek nedeni ne kadar da farklıymış!
Neyi neden düşündüğümüzü ve neyi neden yaptığımızı fark etmek inanılmaz…!
Ne garip! Bu güne kadar mutluluğu hep farklı yerlerde aramışız.
Bu yol arkadaşı ile, kendimiz hakkında çok şey bildiğimize inanırken, aslında pek de bir şey bilmediğimizi fark ediyoruz ...
İşte fark burada!
Bu yol arkadaşı, ne bildiğimiz gönül ablalara, nede arkadaşlara benziyor.
Koç denilen kişi ya da “Yol Arkadaşı” böyle bir arkadaştır;
Her insanın eşsiz bir öğrenme potansiyeli ile Dünya’ya gelmiş, biricik ve özel olduğunu benimseyerek yola çıkar,
Dinliyormuş gibi yapmaz, gerçekten dinler.
Doğru ve güçlü soru sorma becerisine sahiptir ve bu sorularla kişinin kendi cevaplarını bulmasına vesile olur.
Kimseye Ne yapması gerektiğini söylemez. Ne istediğini sorar. Gerekiyorsa önerilerde bulunup rica edebilir ama seçim yine yolcuya aittir.
Koçluk Ne değildir?
Öğretmenlik, Danışmanlık, Psikolojik Tedavi, Hipnoz ya da Antrenörlük değildir.
Koçluk hizmeti;
Hem kendisi hemde çevresiyle barışık, kendini ve insanları olduğu gibi severek, amaçlı bir yaşam sürmek, Yıllar sonra birikmiş “keşke “ leri yaşamamak, Yaşamda daha tutarlı ve isabetli kararlar almak, duyarlı bir insan olmak isteyenler için bir destek programıdır. Koçluk hizmeti hayatın tüm alanlarıyla ilgili yürütülebilir. Bu hizmeti almak, ihtiyaç ve isteklerinize ulaşmak için almanız gereken yolu, kısaltır.
|